AnasayfaGaziantep ABMSık SorulanlarTicari İş Birliğiİletişim
 
 
  AB Kobi Politikası  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Hakkımızdaki gelişmelerden haberdar olabilmek için E-mail listemize katılınız.
AVRUPA BİRLİĞİ & KÜÇÜK VE ORTA BOY İŞLETMELER
Son yıllarda büyük işletmelerde istihdam azalırken KOBİ’lerin sağladığı istihdam artmış ve AB için KOBİ’ler ekonominin içinde bulunduğu durgunluğu aşmada önemli bir araç olmuştur.KOBİ’lerin işsizliğin azalması, verimliliği artırma, rekabeti güçlendirme ve bu yolla AB’nin yaşam standardını yükseltme gibi konularda çok olumlu katkılarda bulunabileceği göz önünde tutularak, geliştirilmelerine yönelik bir politika oluşturulmuştur. Avrupa Birliği KOBİ Politikası, Ortak Pazarda KOBİ’lerin gelişimini desteklemek amacıyla girişimcilik politikasını formüle ve koordine etmeyi ve tüm üye ülke ve çevrelerinde KOBİ’lerin gelişimine her yönden elverişli bir ortamın teşvik edilmesini amaçlamaktadır. AB KOBİ politikası geniş müzakere forumlarından, Topluluk Programlarından, iletişim, tavsiye ve başarılı deneyimlerin paylaşımından oluşmaktadır.

KOBİ TANIMI
AB, KOBİ tanımları konusunda gerek ulusal gerek birlik bazında karışıklığa neden olmamak için yeni bir ortak terim geliştirilmiştir. Bu KOBİ tanımı işçi sayısı, bilanço, büyüklüğü ve bağımsızlık derecesinde oluşan ölçütleri kapsamaktadır.

İŞLETME ÇALIŞAN SAYISI CİRO yada BİLANÇO TOPLAMI
Orta ölçekli < 250 ≤ 50 milyon EURO ≤ 43 milyon EURO
Küçük ölçekli < 50 ≤ 10 milyon EURO ≤ 10 milyon EURO
Mikro ölçekli < 10 ≤ 2 milyon EURO ≤ 2 milyon EURO

AB KOBİ POLİTİKASI

AB KOBİ’lerin rekabet gücünün arttırılması ve Avrupalılaşma ile uluslararasılaşmalarının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından yapılan bir araştırmada AB’deki KOBİlerin temel sorunları kalifiye eleman temini, finansal kaynaklara erişim, idari düzenlemeler, altyapı olarak belirlenmiş ve bu sorunların çözümüne yönelik oluşturulacak politika için 5 temel prensip ortaya koymuştur.

Bunlar;
•Bilgi temelli uluslar arası bir ekonomide şirketlerin rekabet güçlerinin artırılması ve büyümelerinin sağlanması
•Girişimciliğin önplana çıkarılması
•Şirketler için bürokratik düzenlemelerin basitleştirilmesi ve yenilenmesi böylece yenilik, yaratıcılık ve girişimciliğin geliştirilmesinin sağlanması
•İşletmeler, özellikle KOBİ’ler için mali şartların iyileştirilmesi
•İşletmelerin AB destek hizmetleri, programları ve bilgi ağlarına daha kolay erişimlerinin sağlanması. Bu hizmetler arasındaki koordinasyonun sağlanması

Bu temel prensipler çerçevesinde oluşturulan Küçük İşletmeler için Avrupa Şartı, 2000 yılında Portekiz’de düzenlenen Feira Avrupa Konseyi’nde AB üye ülke devlet ve hükümet başkanları tarafından imzalamışlardır. Bu Şart 2002 yılında AB’ne aday bütün ülkeler tarafından da kabul edilmiştir. Türkiye’de aday ülke olarak bu şarta uymakta ve denetim amacıyla kurulan komisyona her yıl rapor sunmaktadır.

Şart, KOBİ politikasının temel prensipleri çerçevesinde imzalayan devletlerden şu beklentileri içermektedir:
• Girişimcilerin eğitimi,
• Mevzuat ve tüzüklerin KOBİ’ler için elverişli hale getirilmesi,
• İş becerilerinin geliştirilmesi,
• Kamu idarelerinin online hale getirilmesi,
• İşletmelerin faaliyetlerini kolaylaştıracak vergi sistemleri uygulanması,
• Finansman kaynaklarına erişimin kolaylaştırılması,
• Küçük işletmelerin teknoloji kapasitesinin güçlendirilmesi,
• Küçük işletmelerin ulusal ve uluslararası düzeyde daha güçlü ve daha etkili bir biçimde temsilinin sağlanması,

2001-2005 dönemindeki belli başlı hedeflere ulaşmada gelişme kaydetmek üzere, Girişim ve Girişimcilik için çok yıllı Program hazırlanmıştır(MAP). Hazırlanan Program KOBİ’lerin ihtiyaçlarını karşılamayı ve politika geliştirmeye özel önem vermektedir. Bu programın ilk 3 yıllık değerlendirilmesi yapıldığında hem üye ülkelerde hem de aday ülkelerde KOBİ’lerin şartlarının iyileştirilmesine ilişkin pek çok olumlu gelişme sağlandığı görülmektedir.

AB KOBİ DESTEK PROGRAMLARI

Küçük İşletmeler için Avrupa Şartı ve AB KOBİ politikasını geliştirmeye yönelik olarak KOBİ Destek Programları oluşturulmuştur. Temel başlıklar ise şu şekilde sıralanmaktadır.
• Finansman Programları,
• İşletmelerin iş hayatına daha kolay ve ucuz yollarla girişi için yapılan çalışmalar,
• Pazara Erişim Programları,
• Eğitim ve Danışmanlık Programları,
• Çevre Programı,
• İşletmeler arası Sınır ötesi İşbirliği Programları,
• KOBİ Bilgilendirme Programı,
• Teknolojiye Erişim ve Teknoloji Transferi Programları,
• Bilimsel ve Teknik Araştırma ile Teknolojik Geliştirme Programları.

FİNANSMAN PROGRAMLARI KOBİ’lere 4 farklı yoldan hizmet vermektedir. Bunlar; İşe Başlangıç Desteği, KOBİ Teminat Programı, Çekirdek Sermayesi Programı ve Avrupa Ortak Girişim Programıdır. İşe Başlangıç Desteği, KOBİ Teminat Programı ve Çekirdek Sermayesi Programı Avrupa Yatırım Fonu tarafından yönetilmektedir. İşe Başlangıç Desteği ise kuruluş aşamasındaki KOBİ’leri finansal olarak desteklemeye yöneliktir.
KOBİ Teminat Programı ile bankalar tarafından istenen garantileri sağlayamayan işletmelerin aldıkları kredilere teminat sağlamaktadır.
Çekirdek Sermayesi Programı, büyüme ve istihdam yaratma potansiyeline sahip işletmelerin ilk kuruluşlarında yada devir alınmalarından sonra başlangıç sermayelerine destek sağlamak amacıyla uygulamaya konulmuştur.

KOBİ BİLGİLENDİRME PROGRAMI kapsamında kurulan en önemli yapılanma Avrupa Bilgi Merkezleri Ağıdır (European Info Center Network). KOBİ’lerin AB’ye ilişkin bilgilere erişimini kolaylaştırmak amacıyla 1987 yılında Komisyon tarafından kurulmuştur. Bu merkezlerin KOBİ’lere AB programları ve politikalarına (AB mevzuatı ve fon programları) ilişkin bilgi verme, güncel pazar ve ülke bilgileri temin etme, yönlendirme, danışmanlık sağlama ve işletmelere Avrupa’da iş ortağı arayışına yardımcı olma gibi işlevleri vardır.
TEKNOLOJİYE ERİŞİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ VE BİLİMSEL-TEKNİK ARAŞTIRMA İLE TEKNOLOJİK GELİŞTİRME PROGRAMLARI alanlarında ise Komisyon Yenilik Aktarım Merkezleri (Innovation Relay Centers) faaliyet göstermektedir. Bu merkezler yenilikçi teknolojilerin Avrupa’daki işletmeler ve araştırma bölümlerine yayılmasını sağlamak için faaliyette bulunmaktadırlar. Bu merkezler, üniversite teknoloji merkezleri, ticaret odaları, bölgesel kalkınma ajansları gibi kamu organizasyonları tarafından desteklenmektedir.
İŞLETMELERARASI SINIR ÖTESİ İŞBİRLİĞİ PROGRAMLARI kapsamında ise İşletmeler Arası İşbirliği Ağı (BC-Net) ve İşletmeleri Yakınlaştırma Bürosu (BRE) gibi iki ayrı yapı faaliyet göstermektedir. İşletmeler Arası işbirliği Ağı bünyesinde sanayi ve ticaret odaları, meslek kuruluşları, bölgesel kalkınma ajansları, Avrupa İş Merkezleri, danışmanlık firmalarından oluşmakta ve ağ üyeleri tarafından gönderilen bilgilerin toplandığı bir bilgi merkezi oluşturmaktadır. Üyeleri arasında mali, ticari ve teknik işbirliği profilleri hazırlayarak firmalar arasında temas sağlanmaktadır. İşletmeleri Yakınlaştırma Bürosu ise iş ortağı arayan firmalar için sanayi ve ticaret odaları, meslek kuruluşları, bölgesel kalkınma ajansları gibi özel ve kamu kuruluşlarından toplanan faaliyet ve işbirliği alanlarını belirten profilleri dergi, bülten, web sitesi gibi kaynaklarda yayınlayarak ilgili firmalara ulaştırılmaktadır. Bunların yanı sıra KOBİler AB’nin Bölgesel Politikalar, AR-GE ve Çevre Politikaları gibi diğer konulardaki programlarına da dahil edilmiştir.

TÜRKİYE VE AB KOBİ POLİTİKASI

Gümrük Birliği, AB ile Türkiye arasında Tek Pazar yaratmaya yönelik en önemli adım olmuştur. Belirtildiği gibi Türkiye AB’ne aday ülke olduğundan Küçük İşletmeler için Avrupa Şartı’na taraftır ve belirlenen prensiplere uymaktadır. Türkiye’de KOBİ’lerin karşı karşıya olduğu zorluklar tüm dünyada olduğu gibi finans araçlarına ulaşım zorluğu, ticaret zorluğu ve uluslararası piyasalara açılma zorluğudur. Türkiye’de KOBİ politikaları ve gelişiminden sorumlu kuruluş; kısa adı KOSGEB olan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’dır. KOSGEB’in KOBİ’ler için sağladığı hizmetler; danışmanlık, eğitim, yurtdışı ihracat geliştirme desteği, iş geliştirme desteği, AR-GE desteği, teknoloji geliştirme desteği, CE işaretlemesine ilişkin test ve analiz desteği ve finansal destektir. Türk ve AB girişimcilerine piyasalar ve karşı taraftaki kurallar hakkında faydalı bilgiler sağlayan Avrupa Bilgi Merkezleri Ağı Türkiye’de 9 noktada KOBİlere hizmet sunmaktadır.

AB, Türkiye’deki pek çok KOBİ projesini finanse etmektedir ve bunun için harcanan toplam para 90 milyon Euro’ya ulaşmıştır. Avrupa Komisyonu’nun KOBİler için verdiği mali destek hibe niteliği taşıdığı için KOBİlere doğrudan finansman olarak değil KOBİlere yönelik projeler aracılığıyla kullandırılmaktadır. Ancak Avrupa Yatırım Bankası tarafından TSKB’na ve Vakıfbank’a aktarılan fonlar aracılığıyla KOBİler bireysel projeler bazında 5 ile 7 yıllık ve 5 milyon Euro’ya kadar kredi kullanma imkanı sağlanmaktadır.

Türkiye için Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2004 yılı İlerleme Raporu’nda KOBİ’lerin desteklenmesine yönelik hedeflerin altı çizilirken, yıl içerisinde Türkiye’de yürütülen KOBİ’lere yönelik çalışmalar incelenmiştir. Buna göre, AB KOBİ Politikası’nın çalışmalarını yürütmek için oluşturulan Tavsiye Komitesi ve KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla mali, idari, teknolojik destek verilmesinin basitleştirilmesi olumlu gelişmeler olarak İlerleme Raporu’nda yer almıştır.

Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki dönemde, KOBİlere destek verilmesi yönünde Türk Hükümeti’nden beklediği çalışmalar ise şu ana başlıklar altında sunulmuştur:
•KOBİ tanımı konusunda müktesebatla varolan uyumsuzluğun giderilmesi,
•Şirket kurmaya yönelik kırtasiye ve masraf yükünde sağlanan düşüşün devam ettirilmesi
•KOBİ politikalarının oluşturulmasında özel sektörün katılımının sağlanması,
•KOSGEB’in destekleme mekanizmalarının imalat sektörü dışındaki diğer sektörlere de açılması,
•KOBİlerin kredi imkanlarına erişiminin kolaylaştırılması
•Ticari yargının işleyişindeki aksaklıkların giderilmesi temel başlıkları oluşturmaktadır.


KAYNAKLAR:
KOSGEB
AB MÜTEŞEBBİS GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İKV- Maik Schmahl,Martin Koch
İLERLEME RAPORU
AVRUPA BİLGİ MERKEZİ

AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAM ÜYELİK SÜRECİNDE TÜRK FİRMALARININ KATILIMINA AÇILAN PROGRAMLAR
17 Aralık 2001 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından onaylanarak 1 Ocak 2002 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve Türkiye’ye katılım öncesi stratejisi çerçevesinde sağlanacak olan yardımları tek bir çatı altında toplayan yeni Tüzük uyarınca, Türk firmaları bundan böyle, aşağıdaki programlar çerçevesinde açılacak ihalelere katılabileceklerdir.

CARDS (Community Assistance for Reconstruction, Democratisation and Stabilisation)
Arnavutluk, Bosna Hersek, Hırvatistan, Yugoslavya ve Makedonya’nın, AB’nin bölgeye yönelik olarak oluşturduğu İstikrar ve Ortaklık sürecine uyumunu sağlamayı hedeflemektedir. Bu çerçevede 2000-2006 yıllarını kapsayan dönemde 4.650 milyon € tutarında bir yardımın, yeniden yapılanma, demokratik istikrar, AB normlarıyla uyum da dahil olmak üzere kurumsal ve hukuki gelişme, sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma gibi konulara ayrılması öngörülmüştür.
CARDS Programı çerçevesinde Bölgesel İşbirliği kapsamında sınır ötesi suç oranını azaltmak, bölgesel ve uluslararası ticareti artırmak, azınlık haklarını korumak ve sivil toplumu güçlendirmek, kamu kurumları arasında işbirliği kapasitelerini artırmak, ulaşım, enerji ve çevre sorunları konusunda bölgesel çözümler geliştirmek hedeflenmektedir. Bunun yanı sıra özel sektör bağlantılı altyapı hizmetleri ve çalışmalarını geliştirmek, ekonomik yeniden yapılanmayı ve demokratikleşmeyi sağlamak amaçlanmaktadır. Ayrıca normlar ve standartlar, gümrükler ile ulusal emniyet ve yargı programlarının da CARDS ulusal fonlarından mali destek alması öngörülmektedir.
CARDS bölgesel programları çerçevesinde finanse edilecek projeler arasında yerel özel sektörün üretimini artırmaya yönelik altyapının sağlanmasını hedefleyen “iş bağlantılı altyapı hizmetlerinin geliştirilmesi projesi” (business related infrastructure), istihdamın, girişimciliğin gelişmesi ile işverenler ve çalışanların uyum sürecini desteklemeye yönelik “insan kaynakları kapasitesi projesi”, sınır ötesi toplumsal sorunların çözümünü hedefleyen “sivil toplum ve sivil toplum kuruluşları faaliyetleri projesi” sayılabilmektedir.
CARDS Programı çerçevesinde öncelik aşağıdaki türden projelere verilmiştir:

•Bütünleştirilmiş Sınır Yönetimi: Ağların geliştirilmesi ve eşgüdümün sağlanmasına yönelik bölgesel destek;
•Kurumsal Yapılanma: Kurumsal yapılanmanın sağlanması, emniyet güçleri ve yargı konusunda bölgesel işbirliği, bölgesel istatistiki işbirliği, sürdürülebilir kalkınma için Avrupa ağları;
•Demokratik İstikrar: Sivil toplum kuruluşları, medya ve azınlıklar konusunda sivil toplum projesi;
•Bölgesel Altyapı: Bölgesel altyapının geliştirilmesi, hava trafiğinin kontrolü ve kurumsal yapılanma.

CARDS kapsamında yolların ve binaların rehabilitasyonu, madencilik ekipmanı ve metal malzeme temini, yüksek voltaj ölçme sistemleri ile teknik ve idari destek gibi alanlarda ihaleler açılmaktadır.
2002-2004 yılları arasında Bütünleştirilmiş Sınır Yönetimi Programı çerçevesinde Arnavutluk 20 milyon €, Bosna Hersek 23 milyon €, Hırvatistan 23 milyon €, Yugoslavya 31 milyon €, Makedonya 20 milyon € olmak üzere CARDS bölgesine toplam 117 milyon € aktarılması öngörülmüştür.
CARDS Programı çerçevesinde mali destek sağlanan projelerden bazıları şöyledir: Bölgesel projeleri kapsamında sınır aşırı ve Phare bağlantılı projelere 106,9 milyon €; demokrasi, insan hakları ve medya projesine 26 milyon €; Echo programından gerçekleştirilen insani yardım projesine 94,5 milyon € ve istatistiksel işbirliği projesine 2 milyon €.

PHARE (Poland Hungary Aid for the Reconstruction of the Economy)
1989 yılında Polonya ve Macaristan’ın ekonomilerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak uygulamaya koyulmuştur. Bununla beraber hızla diğer Merkez ve Doğu Avrupa Ülkelerine genişleyerek 1997 yılı itibariyle Polonya, Bulgaristan, Macaristan, Litvanya, Letonya, Estonya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, Slovenya, Arnavutluk, Bosna ve Makedonya’yı kapsar hale gelmiştir. 1998 sonu itibariyle PHARE kapsamında söz konusu ülkelere AB bütçesinden yapılan hibe yardımı 8,7 milyar € seviyesine ulaşmıştır.
PHARE Programı çerçevesinde desteklenen faaliyetler şöyledir: Danışmanlık, know-how transferi, teknik yardım, müteahhitlik ve mühendislik hizmetleri, ekipman ve malzeme temini.
PHARE kapsamında açılan ihalelere bireysel uzmanlar, danışmanlar ve firmalar katılabilmektedir. PHARE esas itibariyle bir teknik yardım programı olduğu için, açılan ihaleler de genelde uzmanlık, danışmanlık, bilgi aktarımı, fizibilite çalışmalarına yönelik etütler, sağlık hizmetlerinin yeniden yapılanması, tarımda reforma destek, telekomünikasyon sektöründe çalışacak personelin yetiştirilmesi gibi alanlarda gerçekleşmektedir.
PHARE Programı çerçevesinde Polonya’da tarımda kuralların yakınlaştırılması (2,6 milyon €), gıda kalite kontrolü, veterinerlik ve bitki sağlığı kontrol hizmetleri (5,4 milyon €), AB’nin Ortak Tarım Politikası’na hazırlık (2,7 milyon €), Estonya’da idari ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi (3,5 milyon €), adalet ve içişleri (2,5 milyon €), istihdam ve sosyal işler (1,2 milyon €) gibi projelere mali destek sağlanmaktadır. Ayrıca Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya, Bulgaristan, Macaristan, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Çek Cumhuriyeti’nde Sigma-İdari Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi de PHARE çerçevesinde finanse edilmektedir (4,5 milyon €).

ISPA (Instrument Structurel de Pré-Adhésion)
Aday ülkelerin AB tam üyeliğine kadar faydalanacakları ve 2000 yılı itibariyle uygulamaya koyulmuş bir mali enstrümandır. 2000-2006 yılları için ISPA bünyesinden her sene aday ülkelere, çevre, ulaşım ve teknik yardım konularında AB mevzuatına uyum sağlamaları için 1.040 milyon € yardım yapılması öngörülmektedir.
Çevre konusunda aday ülkelerin AB mevzuatına uyum sağlamasını hedefleyen ISPA, aşağıdaki öncelikli alanları belirlemiştir:
•çevrenin korunması, çevre kalitesinin iyileştirilmesi;
•insan sağlığının korunması;
•doğal kaynakların akılcı ve temkinli kullanımının sağlanması.

Bu çerçevede ISPA Programı altında,
•içme suyu temin edilmesi;
•atık suların işlenmesi;
•katı atıkların işlenmesi;
•hava kirliliği
konularının öncelikle ele alınması hedeflenmiştir.

Ulaşım konusunda aday ülkelerin altyapılarının iyileştirilerek, AB ulaşım ağlarına bağlanması öngörülmektedir. Aday ülkelerde trans-Avrupa kara ulaşım ve demiryolu ağları arasında etkin bağlantılar ile ulusal ağlar arasında ara bağlantılar sağlayacak projeler, bu doğrultuda finanse edilmektedir. Bu çerçevede ISPA’nın demiryollarının, karayollarının, limanların, havalimanlarının yanı sıra çevre ve altyapı hizmetlerinin gelişimine destek veren bir program olduğunu söylemek mümkündür.
ISPA kapsamındaki mali yardımın bir kısmının hazırlık çalışmaları ile teknik yardım konularına ayırılması öngörülmüştür. Projelerin seviyesinin yükseltilmesini garanti altına almak, projeyi yürüten işletmenin etkinliğini sağlamak ve çalışmalara, ilgili sektörde gerçekleştirilen çeşitli araştırmaların sonuçlarını da mümkün olduğu ölçüde katmak açısından teknik yardımın rolü büyük önem taşımaktadır.
ISPA Programı çerçevesinde finanse edilen projelerden bazıları şöyledir:
Bulgaristan’da Sofya Havaalanı’nın yeniden yapılarak genişletilmesi (toplam maliyet 135 milyon €, ISPA Programı çerçevesinde mali destek miktarı 28 milyon €); Çek Cumhuriyeti’nde Brno şehrinin kanalizasyon sisteminin yeniden yapılanması (toplam maliyet 28 milyon €, ISPA Programı çerçevesinde mali destek miktarı 14 milyon €); Estonya’da Narva şehrinin kanalizasyon sisteminin rehabilitasyonu (toplam maliyet 9 milyon €, ISPA Programı çerçevesinde mali destek miktarı 4 milyon €), Macaristan’da Szeged atık su toplama ve işleme projesi (toplam maliyet 66,5 milyon €, ISPA Programı çerçevesinde mali destek miktarı 14,5 milyon €), Letonya’da Jelvaga su hizmetlerinin geliştirilmesi projesi (toplam maliyet 15 milyon €, ISPA Programı çerçevesinde mali destek miktarı 8,4 milyon €).
SAPARD
2000 yılı itibariyle oluşturulmuş ve aday ülkelerin Tek Pazar ile Ortak Tarım Politikası’na hazırlık sürecinde gerçekleştirdikleri çalışmaları desteklemeyi hedefleyen ve 2006 yılına kadar sürmesi öngörülen bir programdır. Kırsal kalkınma ve tarımdaki sorunların giderilmesiyle Ortak Tarım Politikası’na uyum sağlanması amacıyla, toplam 3,640 milyon € bütçesi olan SAPARD fonundan her sene 540 milyon € yardım yapılmaktadır.
SAPARD Programı, MDAÜ’ler için şu avantajları yaratmaktadır:

•Tarım işletmelerine yapılan yatırımlar;
•Tarım ürünleri ticaretinin iyileştirilmesi;
•Kalite kontrol kuruluşlarının iyileştirilmesi;
•Tarım üretimi yapılırken çevrenin korunmasına dikkat edilmesi;
•Ekonomik faaliyetlerin geliştirilmesi;
•Üretici grupları oluşturarak, toplu eğitim verilmesi;
•Köy ve kırsal alanların geliştirilmesi;
•Tarım projelerinin iyileştirilmesi;
•Tarım alanında altyapının geliştirilmesi;
•Tarım kaynaklarının iyi işletilmesi.
SAPARD Programı yardımları yapılırken aşağıda belirtilen ölçütlere göre dağıtım gerçekleştirilmektedir:
•Tarım nüfusu;
•Tarım alanlarının yüzölçümü;
•Gayri Safi Yurt İçi Hasıla;
•Her ülkenin tarım alanındaki mevcut durumu.
SAPARD Programı çerçevesinde Polonya’da toprak reformu, veterinerlik ve bitki sağlığı, kereste ürünleri imalatı, tarım ürünlerinin satışa hazırlanması (temizleme, paketleme vs), Estonya’da balık yetiştirme, böğürtlen, çilek ve benzeri meyvelerin ekimi gibi projelere mali destek sağlanmaktadır.

TACIS
1991 yılında uygulamaya koyulan ve Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldavya, Moğolistan, Rusya, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna ile Özbekistan’dan oluşan 13 Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkesinde serbest ekonomiye geçişe yönelik hibeler sağlayan bir teknik yardım programı olan TACIS çerçevesinde, 2000-2006 yıllarını kapsayan dönem için toplam 3,138 milyon € tutarında bütçe ayırılmıştır.
TACIS çerçevesinde mali destek alan alanlar şöyledir: kurumsal, yasal ve kamusal reformlar, özel sektör ve ekonominin gelişmesi, toplumsal değişimin sonuçları, ağ altyapısının oluşturulması, çevre koruma, kırsal ekonomi, nükleer güvenlik.
TACIS Programı kapsamında yardımlar ulusal ülke programları, bölgesel programlar ve küçük projeler çerçevesinde gerçekleşmektedir.
Ulusal ülke programları, 3 ila 4 yıl süren işbirliği alanlarının önceliklerini tanımlayan belirleyici programlar ile mevcut fonları ve desteklenecek projeleri saptayan faaliyet programlarından oluşmakta ve ülkenin öncelikli alanlarına yönelik uygulanmaktadır.
Bölgesel programlar, çevre koruma ve ulaşım ağlarının iyileştirilmesi gibi alanlara yönelik çok ülkeli programlardır. Bu çerçevede, değişik ülkelerdeki komşu topluluklar arasında bağlantıları güçlendirmek ve işbirliğini geliştirmek amacıyla sınır ötesi programlar da uygulamaya koyulmuştur.
Küçük proje programları son derece kısıtlı sayıda olup, ticaret, yüksek öğretimde işbirliği, ortak ülkelerde AB yatırımının teşviki gibi bazı alanlarda hükümet danışmanlığı şeklindeki spesifik görevleri kapsamaktadır.
TACIS Programı çerçevesinde finanse edilen projelerden bazılar şunlardır: Urallarda özelleştirme ve ekonominin yeniden yapılanmasının sosyal etkileri; Batı Sibirya’da özelleştirme ve ekonomik yeniden yapılanmanın sosyal etkileri; Karelia Cumhuriyeti’nde sağlık sektörü reformunun uygulanması; Rusya’da 14 şehirde şehir içi ulaşım sisteminin kurulmasına destek; kadınların iş piyasası koşullarına uyumunu kolaylaştırmaya destek; Baykal Gölü bölgesinin kamu idaresini güçlendirmeye destek.

INTERREG III
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (FEDER) çerçevesinde Avrupa Birliği bölgeleri arasındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik olarak başlatılmış, 2000-2006 yıllarını kapsayan, 4,875 milyon € bütçesi olan ve hibe yardımlarından oluşan bir girişimdir.
Uygulanmaya ilk başlandığında INTERREG girişiminin finansmanı KOBİ’lerin kalkınmasına, eğitim, kültürel değişim, sınır bölgelerdeki sağlık sorunları, çevrenin iyileştirilmesi, iletişim, ulaşım ve enerji ağlarının geliştirilmesine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede temel prensip, ulusal sınırların dengeli kalkınmaya ve Avrupa topraklarındaki bütünleşmeye engel oluşturmamasıdır.
INTERREG, içinde bulunduğu üçüncü aşamada, sınır ötesi, ulus ötesi ve bölgeler arası işbirliğini güçlendirip söz konusu coğrafyanın dengeli kalkınmasına katkıda bulunarak AB içinde ekonomik ve sosyal uyumu sağlamayı hedeflemektedir. Bu çerçevede, merkeze uzak bölgeler, AB’nin dış sınırlarındaki bölgeler ve aday ülkelerle işbirliği geliştirmeye ayrıca önem verilmektedir.
28 Nisan 2000 tarihinde Komisyon tarafından kabul edilen final metninde INTERREG III Programı genel hedefler çerçevesinde üç ana kanada ayırılmaktadır.
A Kanadı’nın hedefi, sınır ötesi işbirliğini artırmak ve AB’nin iç ve dış sınır bölgelerinde tecritten kaynaklanan sorunların önüne geçmektir. Bu çerçevede kırsal kalkınmayı geliştirmek, KOBİ’lerin gelişimine destek olmak, sosyal gelişmeyle iş piyasasının kaynaşmasını sağlamak, eğitim, kültür, iletişim, sağlık gibi alanlarda teknik gelişmeye katkıda bulunmak, istihdam yaratılması, üretimin artırılması, ulaştırma ağlarının geliştirilmesi ile ekonomik ve sosyal uyumu sağlamaya yönelik olarak idari ve hukuki alanlarda işbirliğinin artırılması amaçlanmaktadır.
B Kanadı’nın amacı ulus ötesi işbirliğini artırmaktır. Bu çerçevede, ulus ötesi seviyede şehirler ile kırsal kesim arasındaki işbirliğini geliştirmek amacıyla coğrafi kalkınmaya yönelik stratejiler belirlemek, ulaştırma ağını ve merkeze uzak bölgeler ile ada bölgeleri arasındaki iletişimi geliştirmek amacıyla bilgiye ulaşma yollarını iyileştirmek, çevrenin korunmasını ve özellikle su kaynakları başta olmak üzere doğal kaynakların akılcı kullanımını sağlamak hedeflenmektedir.

C Kanadı, bölgeler arası işbirliğini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede, ilgili üçüncü ülkelerle AB arasında, A ve B kanadında belirtilen önceliklere uygun olarak, sınır ve ulus ötesi işbirliği alanında uygulama ve deneyim değişimi ile Komisyon tarafından belirlenen araştırma, teknolojik gelişme, bilgi toplumu, turizm, kültür ve çevre gibi sektörlerde işbirliği faaliyetlerinin artırılması amaçlanmaktadır. C kanadı daha ziyade kalkınmada gecikmiş bölgelerle değişim ilişkisi içindeki bölgeleri ele almaktadır.
INTERREG Programı’nın A Kanadı çerçevesinde Türkiye ile Yunanistan arasında 40 milyon € tutarında bir proje halihazırda onay aşamasındadır.
INTERREG III çerçevesinde B kanadı altında Kuzey Batı Avrupa olarak tanımlanan ve İrlanda, İngiltere, Belçika, Lüksemburg, Hollanda, Fransa ve Almanya’nın büyük kısmı ile 15 İsviçre Kantonu’nun yer aldığı bölgede, iç ve dış ulaşımın kolaylaştırılması, şehirler arasında uyumlaştırma, su kaynaklarının daha iyi kullanımı, sel zararlarının önlenmesi ile teknik yardıma yönelik proje için 330 milyon € yardım sağlanmıştır.
Bu programların yanı sıra, AB’nin Kosova ve Orta Balkanlarda yeniden yapılanmayı sağlamak için 30 haziran 1999 tarihinde kabul ettiği Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı çerçevesinde de bir takım projeler uygulanmaktadır. Bilindiği gibi Türkiye geçmişte, özellikle de Türk inşaat sektörü için büyük önem taşıyan Sofya Havalimanı projesi başta olmak üzere, bu program çerçevesinde açılan ihalelerden faydalanamamıştı. Ancak 17 Aralık 2001 tarihinde kabul edilerek 1 Ocak 2002 tarihi itibariyle yürürlüğe giren Mali Tüzük’le birlikte, GAİP ile bağlantılı olarak finanse edilen projeler çerçevesinde açılacak ihalelere Türk firmalarının katılma hakkı doğmuştur. Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı kapsamında “İnsan Hakları ve Demokrasi”; “Ekonomik Yapılanma, Kalkınma ve İşbirliği” ile “Güvenlik ve Savunma” başlıklı üç ana bölümden oluşan Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı çerçevesinde Bosna Hersekulgaristan’da Tuna Köprüsü Projesi (toplam maliyet 180 milyon €, AYB kredisi 70 milyon €, ISPA Programı bütçesinden toplam 77 milyon € mali destek) ve Sofya Havalimanı Geliştirme Projesi (toplam maliyet 210 milyon €, AYB kredisi 60 milyon €, ISPA Programı bütçesinden 50 milyon € mali destek); Romanya’da Bükreş Giurgiu Ekspres Yolu Projesi (toplam maliyet 75 milyon €, ISPA Programı bütçesinden 43,4 milyon € mali destek); Özel Sektörü Geliştirme Programı çerçevesinde Hırvatistan, Slovenya, Bulgaristan ve Bosna Hersek’i kapsayan İş Danışmanlık Hizmetleri Projesi (PHARE bütçesinden 2,64 milyon €, İtalya Hükümeti’nden 1,15 milyon € mali yardım öngörülmüş olup bugüne kadar toplam 0,168 milyon € ödeme gerçekleştirilmiştir) gibi projelere mali destek sağlanmaktadır.
Programlar çerçevesinde açılan ihaleler ve bu ihalelere başvuru yolları, AB Komisyonu Türkiye Temsilciliği ve Avrupa Birliği’nin web sitelerinin yanı sıra AB Resmi Gazetesi’nde de yayınlanmaktadır.
AVRUPA BİRLİĞİ’NDE KOBİ’LER İÇİN ÜST SINIF İŞ DESTEK HİZMETLERİ
1. Genel Tanıtım
Avrupa Birliğinde, 2001-2005 dönemi için KOBİ’lere yönelik uygulamaya konulan Çok Yıllık Program kapsamında BEST (Business Environment Simplification Task) süreci, 2000 yılı Lizbon Zirvesi kararları çerçevesinde yeniden gözden geçirilmiştir. Lizbon Zirvesinin önemli bir sonucu da, 2002 yılı Nisan ayından Maribor’da toplanan CC BEST (aday ülkeler için BEST süreci) konferansında aday ülkelerin de katılımının kararlaştırıldığı "Avrupa KOBİ Şartı” dır. Avrupa KOBİ Şartının öngördüğü üst sınıf iş destek hizmetlerinin bir çok pratik deneyimin incelenmesi ile mümkün olabileceği görüşü ile bir çalışma grubu oluşturulmuş ve bu grup “Üst Sınıf İş Destek Hizmetleri” ile ilgili politikalar geliştirerek, bunların uygulamasına ilişkin sonuçları da derlemiştir.
Avrupa Birliğinde, müteşebbisliğin geliştirilmesi ve desteklenmesi ile ilgili servislerin arasında tutarlılık, koordinasyon ve bütünlüğün sağlanmasına yönelik çalışmaların başlangıcı 1994’lere uzanmaktadır. Bu kapsamda hazırlanan çalışmalar, özellikle “iş ortamının iyileştirilmesi, bu ortamı destekleyen tedbirlerin geliştirilmesi, iş destek hizmetlerine yönelik profil geliştirilmesi ile ilgili konularda yoğunlaşmıştır. Ancak üst sınıf iş destek hizmetlerine ilişkin kayda değer gelişmeler Nisan 2001’de Vaxjo’de toplanan “Gelecek için Müteşebbislik “ forumunda gerçekleştirilmiştir. Bu forumda bilgi ve iletişim teknolojilerinin ışığında, yeni ekonominin fırsat ve tehditleri değerlendirilerek müteşebbislik kavramı tartışılmıştır. Daha sonra Ekim 2001’de Cardiff’de toplanan forumda da benzer husular ele alınmıştır. Bu gelişmelerin ardından Avrupa Komisyonu yetkilileri, üst sınıf iş destek hizmetleri ile ilgili olarak, Çok Yıllık Programın uygulaması ile ilgili verileri de değerlendirerek bazı deneyimlerin ışığında bazı kavramları ve kapsamı yeniden belirlemişlerdir.
KOBİ’lerde iş ortamının geliştirilmesi yaygın olarak iki çeşit ele alınmaktadır. Bir taraftan devlet, yönetmelikler idari prosedürler ve vergilendirme yönünden geliştirme ve iyileştirme yaparken, diğer taraftan KOBİ’lere direk iş destek hizmetlerinin sunulması öngörülmektedir.
İş destek hizmetleri kapsamında direk finansal yardım, sübvansiyonlar, ödünç garanti sistemi, risk sermayesi önemli bir yer tutmaktadır.
Bunun yanısıra enformasyon, danışmanlık ve çeşitli pratik yardımlar da iş destek hizmetleri kapsamında yer almaktadır.
İş destek hizmetlerinin KOBİ’lerin hızlı gelişimine ve ayrıca rekabet gücünün artmasına katkı sağladığı KOBİ Gözlem Evi (SME Observatory) çalışmaları ile kanıtlanmıştır. İş destek hizmetlerinin artan önemi nedeniyle her geçen gün yapısında ve şeklinde yenilikler yapılması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda yapılan tesbitler, Çok Yıllık Programın üye ülkelerde uygulaması sonucunda elde edilmiş olup, aşağıda belirtildiği şekildedir;
a) Bilgi temelli ekonominin getirdiği yeni zorluklar ve fırsatlar sebebiyle KOBİ’lere sunulan hizmetlerin kapsamında büyük değişiklikler vardır.
b) Hibe ve sübvansiyonların KOBİ’ye destek mekanizması olarak sunulmasının pek uygun olmadığı yönündeki artan algılama nedeniyle, kaynakların direk destek önlemlerine aktarılarak KOBİ’lerin kalkındırılması yönünde eğilim artmaktadır.
c) Politika olarak kaynakların değerlendirmeye tabi olması nedeniyle tahsis edilen kamu kaynaklarının ölçeğinde artan tanımlama ve bu kaynakların etkin ve verimli kullanılıp kullanılmadığı yönünde değerlendirmelerin arttığı görülmektedir.
d) İş destek hizmetlerinin profesyonel sunumunda gelişmeler kaydedilmektedir. Bu kapsamda işletme politikasının tüm elemanları arasında bağımlılık kurulmasına çalışılmaktadır. Örneğin; KOBİ’ye sağlanan bir finansal destek hizmeti, yönetici becerilerinin artırılması desteği ile birleştirilmiyorsa boşa giden bir kaynak olabilir.

2. Üst Sınıf İş Destek Hizmetlerinde Politikalar
Mart 2000’de toplanan Lizbon Avrupa Konseyinde AB’nin stratejik hedefi; önümüzdeki on yıllık dönemde dünyanın en rekabetçi ekonomisini oluşturmak şeklinde belirlenmiştir. Bunu takiben Haziran 2000’de toplanan Feira konseyinde, dünyanın en rekabet gücü yüksek ekonomisinde, müteşebbislik, rekabet gücü ve istihdamın önemi bir defa adaha vurgulanmıştır. Bunun ardından Avrupa küçük işletmeler şartının uygulamaya konmasında müteşebbislik, rekabet gücü ve istihdamın geliştirilmesi temel unsur olarak ele alınmış ve bunlar Komisyonun “üst sınıf İş Destek Hizmetleri”nin geliştirilmesini sağlamıştır. Üst sınıf iş destek hizmetlerinin sunulmasında EIC (Avurap bilgi Merkezi), IRC (Yenilikçi Role Merkezi) ve İş Diyalog Sitelerine görevler yüklenmiştir.
İş Destek Hizmeti olarak, kavramsal düzeyde, KOBİ’lere yönelik yardımlar, eğitimler, iş ortamını geliştiren programlar ve vergi indirimi gibi hususlar ifade edilmektedir.
3. Üst Sınıf İş Destek Hizmetlerinin Uygulamasına İlişkin Sonuçlar
Çok Yıllık Programın üye ülkelerde uygulanması sonucu üst sınıf iş destek hizmetlerinin kapsamına ilişkin bazı politikalar ortaya konmakla beraber, esas olarak Nisan 2001’de Vaxjo’de toplanan ve müteşebbisliği “Yeni Ekonomi” kapsamında değerlendiren forum, aşağıda yer alan sonuçlara ulaşılmasını sağlamıştır.
a) Hizmetlerin müşteri odaklı sunulması temel prensiptir,
b) Kamu otoriterleri KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu iş destek hizmetlerine istedikleri zamanda ulaşabileceklerini sağlamalıdırlar,
c) (i) KOBİ’ler yönetim fonksiyonları (planlama, organizasyon, izleme, liderlik) ile ilgili hizmetlere kolaylıkla erişebilmelidirler
(ii) Kamu otoriterleri, iş destek hizmetlerinin organize, koordine çalıştığını, birbirinden kopuk olmadığını temin etmelidirler,
(iii) İş Destek Hizmetleri ortak bir metodolojiyi üzerine odaklanmalıdır ve KOBİ’ler de yönetim kapasitelerini bunun üzerine inşa etmelidirler,
d) Hükümet her KOBİ’nin kendine özgü ihtiyaçları doğrultusunda hizmet verebilmelidir. Bu kapsamda da KOBİ’lere yönelik hizmetlerin gerçek ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığına yönelik izleme modeli geliştirilmelidir,
e) Küresel ölçekte, yeni ekonominin yaygınlaşmasıyla beraber “bilgilendirme ve tavsiye” hizmetleri önem kazanmaya başlamış olup, bu hizmetler mevcut iş destek hizmetlerine ilave olarak sunulmalıdır,
f) Mevcut iş destek hizmetlerine bilgi teknolojilerinin faydalarının mümkün olabildiğince yansıması sağlanmalı ve KOBİ’lerin bilgi teknolojilerinin yararlarını kapmaları yönünde yeni servisler devreye konmalıdır.
g) İş Destek Hizmeti sunan organizasyonların otoriterleri, KOBİ’lerin ihtiyaç douyduğu hizmetlerin sunumunda gerekli olan insan ve malzeme kaynaklarının herzaman mevcut olduğunu temin etmelidirler, Bu husus özellikle bilgi teknolojileri konusu ile ilgili olarak daha da önemlidir.
h) (i) İş Destek Hizmeti sunan ekip sürekli eğitimden geçirilmeli ve kendi içerisinde farklılıklar içeren mesleki kültür oluşumu desteklenmelidir,
(ii)Kalite garanti sistemine ilişkin standartlar uygun olduğu her ortamda uygulanmalıdır,
(iii)İş destek hizmetlerinde etkinlik ve verimliliği ölçmeye yönelik değerlendirme sistemi geliştirilmeli ve böylece hizmet kalitesinde geliştirme ve ilerleme kaydedilmelidir.
i) (i)İş destek hizmetlerinin tanıtımı önemlidir, özellikle belli bir hedef kitleye yönelik KOBİ’lerde daha da önemlidir.
(ii) İş destek hizmetlerinin çeşitliliğine ve sunan kuruluşa göre, kamu veya özel sektör olabilir, uygun fiyatlandırma politikası uygulanmalıdır.
4. Üst Sınıf İş Destek Hizmetleri
Avrupa Komisyonu yetkilileri ile Çok Yıllık Programın üye ülkelerde uygulamasından sorumlu yetkililerin, geçmişi 1994’lere kadar uzanan iş destek hizmetleri ile ilgili olarak yürütülen çalışmalar neticesinde ortaya koyduğu temel profil aşağıda belirtildiği gibidir;
1)Karşılama kolaylıklar ve imkanlar, temel bilgilendirme, yönlendirme
2) Profesyonel bilgi hizmetleri
3) Tavsiye ve destek hizmetleri
4) KOBİ özel eğitim hizmetleri
5) Finans hizmetleri
6) İnkübatör hizmeti
7) KOBİ özel strateji önlemleri
Kaynak: Commission of the European Communities, “Creating Top Class Business Services”, Commission Staff Working Paper, SEC(2001) 1937, Oct. 2001, Brussels
Özet Tercüme: Meral SAYIN (KOSGEB Bilgi Sistemleri ve eTicaret Süreç Yöneticisi)
Kaynak:www.kobinet.org.tr
 
     


Bu site ANSA hizmetidir.
Gaziantep Şehir Rehberi